Anasayfa | Sohbet Odaları | Blog Listesi | Grup Listesi | Zurnacı Arama | Davet Et | Zphoto | Arama | ZForum | Ilanlar | Zurna Store | ZMuzik Artistleri | Video Chat Yeni! | ZFilm

Switch to English

  Anasayfa  |  Alfabetik olarak dolaş  |  Ztaglerle dolaş
Yeni misiniz? | Giriş  

GirdilerGirdileri dolaş


Akrepztagiyle ztaglenmiş girdiler
Bütün girdileri gör



Girdileri Sırala

Radyasyona Karsı Akrep
Bu girdi çok hoş, başkalarına haber vermek için bu linki kullanayım:

1.

Radyasyona Karşı Akrep
 

Tarih 13 Şubat 1960. Cezayir’in Reggane bölgesinde. Sahra Çölü’nün sessizliğini gök gürültüsüne benzer korkunç bir patlama bozar. Sahranın üzerinde bir ateş topu belirir ve bunun üzerinde mantar şeklinde koskocaman bir toz duman bulutu...

Fransa, ilk atom bombası denemesini gerçekleştirmiştir. Ertesi gün Fransız ordusuna bağlı özel elbiselerle donanmış bir tim, bombanın atıldığı yerin çevresini inceler. İlk gözlemler ürkütücü patlamanın olduğu geniş bir çevrede etrafa yayılan radyasyonun etkisiyle de herşey ölüme mahkûm edilmiş. Binlerce çöl hayvanı ve böcek cesedinden meydana gelen minik tepeler, yanmış ve tamamen kömürleşmiş bir bitki yapısı, açılmamış dev çukurlar.

Bu sırada bombanın düştüğü çevreyi araştıran askerlerden birinin ayağı bir taş parçasına takılır ve birden, cehennem anından sapasağlam kurtulmuş bir akrep, taşın altından ortaya çıkar... Nasıl oldu da bu hayvan, bütün canlıları yok eden radyasyon yağmurundan sağ çıkabildi. Bugün zırhlı ve zehirli iğnesi olan bu yaratık hakkında 32 sene öncesine göre çok daha fazla bilgi elde edilmesine rağmen bilim adamları bu suale henüz tatmin edici cevap bulmuş değildir.

Akrepler üzerinde sürdürülen laboratuar çalışmalarından elde edilen neticeler şöyle:

— Akrepler çelik zırhla kaplı korunmuş gerçek bir tanktan farksız.
— İki gün hiç hava almadan su altında kalabiliyorlar.
— İnsanı en çok şaşırtan da tam üç yıl boyunca hiç birşey yemeden hayatta kalabilme özellikleri...
— O kadar dayanıklı yaratılmışlar ki derin dondurucuda 24 saat kaldıktan sonra bile canlılık faaliyetlerini sürdürebiliyorlar. Mesela, Himalaya dağlarında yaşayan “Chaerlius insignis” tipi akrepler 4.000 metre yükseklikte ve iki metre karın altında varlıklarını sürdürebiliyorlar.

Hastalık mı? Akreplere tamamen yabancı bir kelime. Her türlü hastalığa karşı Yüce Yaratıcı tarafından bahşedilen müthiş bir bağışıklık sistemine sahip. Hatta insanlarda patojen olan mikroplara karşı hayret verici bir savunma var.

AKREPLER RADYOAKTİF IŞINLARA KARŞI ANTİ-NÜKLEER AŞI ÜRETİBİLİRLER Mİ?
Şimdi akrebin radyasyona dayanıklılığını bazı karşılaştırmalar yaparak görelim. İnsan organizmasının radyasyona direnci 600 rads dolayında. Oldukça sert kabuğa sahip olan kaplumbağanın ise 1500- 3000 rads arasında. Akreplerde ise 40 bin ile 150 bin rads’a kadar yükseliyor. Bazı araştırıcılar, akreplerde bulunan zehirin kuvveti ile radyasyona olan direnci arasında bağlantı kurmuşlar. Akreplerin zehir oranı arttıkça radyasyona karşı dirençleri de yükseliyor. Zehirde sinir sisteminde iletimi sağlayan serotonin maddesinin bulunması bu görüşü desteklemiştir. Bilim adamları buradan hareket ederek akrebin zehirinden anti-nükleer aşı elde etme umudunu besliyorlar. Şayet, aşırı sıcağa dayanıklı ve termonükleer patlamada etkilenmeyen akreplerden bir aşı elde edilebilirse, röntgen ile çalışanlar, hamile kadınlar ve Çernobil felaketi gibi nükleer kazalarda radyoaktif ışınlardan insanların kurtarılması mümkün olabilecektir.

Akrebin kanı bildiğimiz kandan çok farklıdır. Alyuvarlara sahip olmadığı için rengi beyaz; bir çeşit serum gibidir. Bu serumun, atom bombasının hücreye verdiği zararları asgariye indirdiği laboratuar tecrübeleriyle ispatlanmış durumdadır. Aynı serum, atom bombardımanının yol açtığı yaraların kapanmasına ve hücrelerin yeniden üremelerine imkan sağlıyor. Bu serum fare, tavşan gibi memeli hayvanlara enjekte edilince radyasyona karşı direnme gücünün arttığı gözlenmiştir.

Akreplerde deri değiştirme devresinin dışında cinsiyet dokuları hariç, vücut hücrelerinde mitoz şeklinde hücre bölünmesinin cereyan etmediği kesinlikle ispat edilmiştir. Radyasyona maruz kalan akreplerde hücreler bölünmediğinden akreplerde fizyolojik bozukluklar minimum seviyede kalmıştır.

Yaklaşık yarım milyon sene önce yaratılan akrepler, yaşayan fosillerdir. Dünyanın ilk zamanlarında daha çok etkili olan patlamalar, güneşten ve uzaydan gelen çok daha kuvvetli ve zararlı ışınlar karşısında Yüce Yaratıcının kendilerine bahşettiği koruyucu sistemle hayatta kalabilmişler ve bu hususiyetleri nesilden nesile geçmiştir. Radyasyona bu kadar dayanıklı olmalarının özünün anahtarı hayvanın genlerindedir.

Akrep bilimcileri bir noktada birleşiyorlar. Akrebin atom bombasının yakıcı tesirine ve radyasyona karşı direnci, sadece bir sebepten değil, birkaç sebebin birleşmesinden kaynaklanıyor. Şimdilik bu direnç mekanizmalarının envanteri çıkarılıyor. Asıl keşfedilmesi gereken bunların tek tek ve birlikte nasıl bir armoni içinde tesirli oldukları…

Olur da bir gün, ayağınız taşa takılır da altından bir akrep çıkarsa hemen öldürmeyin. Çünkü insanlar için zararlı gibi gözüken bir hayvanda dahi tefekkür edilecek ve öğrenilecek çok şey var.

bora_sabri
Oca 23, 1:46AM
 

Girdi eklemek ister misin?
Abone ol ya da Giriş yap (eğer zaten aboneysen).

Ztagler

Ztagle arama yap

Ataturk Ataturk Kimdir? ATATÜRK İNKILAPLARI (DEVRİMLERİ) ekşi sözlük istanbul piknitube tarkan tarkan tevetoglu turkce pop zurna sözlük 
[?]Daha...

Anasayfa | Zurna.com | HakkıMıZda | Kontak Kurun
Closo.com International Marketplace - MyCool.com Bulletin Boards, Blogs, Community - Gringoo.com Red Social, Blog, Communidad en Espanol -
Zurna.com
Turkce Chat, Sohbet, Blog, Forumlar - HipGeek.co.uk Laptops and Gadgets - SharpNotebooks.com Sharp Laptops