Tüzmen, 'Hedefiniz gerçek değilse, tartışılır hale gelirsiniz' diyerek Merkez'i eleştiriyor. Merkez Bankası ise hedefin tutacağına ilişkin umudunu koruyor
RADİKAL - ANKARA - Kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's'un (S&P) Türkiye'nin kredi notu görünümünü durağandan negatife çevirmesinin birkaç dakika sonrasında mart enflasyonunun beklentilerin üzerinde gelmesiyle piyasaların tedirginliği arttı.
S&P, görünümdeki aşağı yönlü revizyonun, kısa dönemde artan global sorunlar ve gergin siyasi ortam nedeniyle yapıldığına işaret etti. Bozulan makroekonomik ortamın Türkiye'nin dış kırılganlığını artırabileceğini, mali ve ekonomik riskleri aşağı yöne çevirebileceğini belirten S&P, hükümetin global ortamdaki bozulmayı ve politik belirsizlikleri başarıyla yönetebileceğini göstermesi halinde görünümün durağana geri döneceğini ifade etti. S&P'nin raporunda (daha önce yazıldığı için) mart ayı enflasyonuyla ilgili bir tespitte bulunulmasa da altı çizilen tüm parametrelerin enflasyonla ilintili olduğu bir gerçek.
Tek tek oranları yorumladı
Fakat Merkez Bankası, ne S&P kadar, ne de 'Merkez yüzde 100 yanıldı' diyen Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ya da 'artış endişe verici' yorumu yapan yatırım uzmanları kadar karamsar. Yani enflasyonun orta vadede düşeceğine olan inancını bir tek Merkez Bankası sürdürüyor.
Merkez Bankası, döviz kurundaki artışın kısa vadede enflasyon göstergelerini olumsuz etkilemeye devam edeceğinin tahmin edildiğini ama iç talepteki yavaşlamanın devam etmesinin, orta vadede enflasyonun düşüş eğilimine gireceğini gösterdiğini söyledi. Merkez mart enflasyonunu değerlendirdi. TÜFE'de yüzde 0.96 olarak gerçekleşen aylık enflasyonda işlenmiş gıdadaki yüksek oranlı artışla giyim fiyatlarındaki yükselişin belirleyici olduğu belirtilen açıklamada, enerji, işlenmemiş gıda ürünleri, alkollü içecek ve tütün ürünleriyle altını dışlayan özel kapsamlı TÜFE göstergesinin yıllık artış oranının yüzde 7.36'ya yükseldiği kaydedildi.
'Enerji fiyatı riski sürüyor'
Bu endeksten işlenmiş gıda ürünleri çıkarılarak hesaplanan göstergenin yıllık artışında da döviz kuru gelişmelerinin doğrudan etkilerine bağlı olarak sınırlı bir yükseliş gözlendiği vurgulanan açıklamada, kira enflasyonundaki istikrarlı gerilemenin sürdüğü söylendi. Uluslararası ham petrol fiyatının mart boyunca ortalama 100 doların üzerinde seyretmesi ve YTL'de yakın dönemde yaşanan değer kaybının akaryakıt ürünleri fiyatlarının martta yüzde 3.23 gibi yüksek bir oranda artmasına neden olduğu kaydedilen açıklamada, "Enerji fiyatlarına ilişkin riskler önemini korumaya devam ediyor" denildi.
'Düşen YTL'nin etkisi oldu'
Enflasyona ilişkin özetle şu değerlendirme yapıldı: "İşlenmemiş gıda fiyatlarında gözlenen kısmi düzeltmeye rağmen işlenmiş gıda fiyatlarının yüksek oranda artmaya devam etmesi gıda grubundaki enflasyonun düşüşünü engellemiştir. Bunun yanında, Yeni Türk Lirası'nın yakın dönemde değer kaybetmesinin de enflasyon üzerinde olumsuz etkileri olmuştur. Kiradaki olumlu seyrin sürmesine karşın yemek ve ulaştırma hizmetleri fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle hizmet grubu enflasyonu da artış göstermiştir. Bu gelişmeler doğrultusunda temel enflasyon göstergeleri yukarı yönlü bir hareket sergilemiştir.
Sonuç olarak, artan gıda ve enerji fiyatlarıyla süregelen küresel belirsizlikler enflasyondaki düşüşü geciktiriyor. Kısa vadede döviz kuru gelişmelerinin gecikmeli etkilerinin temel enflasyon göstergelerini olumsuz etkilemeye devam edeceği tahmin ediliyor. Bununla birlikte, iç talepteki yavaşlamanın devam etmesi orta vadede enflasyonun tekrar düşüş eğilimine gireceğine işaret ediyor.
'Çift hane düşmandır'
Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan, çift haneli enflasyonun 'toplumların düşmanı' olduğunu ifade ederken, elde edilen makroekonomik kazanımların korunmaya devam edeceğini söyledi. Çağlayan, "Konulan hedefe yaklaşım, verilmiş olan enflasyon hedefleri arasındaki toleransta Merkez Bankası'nın sorumluluk alanı içinde" dedi. Hükümetin temel önceliğinin tek haneli enflasyonu sürdürülebilir kılmak olduğunu dile getiren Çağlayan, gıda ve petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyonun artışında etkili olduğunu söyledi. Çağlayan, S&P'nin not indirimini çok fazla önemsemediğini belirterek, dünyada pek çok değerlendirme kuruluşu olduğunu, değerlendirme kuruluşlarının da değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Artık faiz indirimi bekleyen de yok
Artan gıda fiyatları, durma noktasına gelen inşaat sanayi, yatırım harcamalarındaki düşüş korkutuyor. Enflasyonda tek hane umudu kalmayan piyasalar faiz artırımı dahi bekliyor
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen: Enflasyon hedefinde yüzde 100'den fazla yanılma oldu. Gerçekçi hedef koymak lazım. Hedefiniz gerçek değilse, tartışılır hale gelirsiniz. Türkiye'de enflasyon artışına, dışarıdaki enflasyonun artış etkisini de ilave etmek gerekir. Bu önümüzdeki dönemde daha da çok hissedilecek. Türkiye'nin aramalı aldığı pazarların çoğunda yüksek enflasyon var. Enflasyon Türkiye'de, gıda olsun, petrol ürünleri olsun, hidrokarbon fiyatları olsun yansımaları var.
Türkiye'de sadece enflasyonu aşağıya çekme ana hedefiyle hareket etmenin getirdiği nokta ortada. Burada önemli olan ihracatçıları, sanayicileri de düşünerek, birtakım politikaların ortaya konulabilmesidir. Enflasyon aşağıya doğru çekilirken, siz ne kadar mücadele ederseniz edin başka faktörlerde var. Siz sanayinin, ihracatın durduğu ortamda isterseniz yüzde 1 oranına ulaşın, hiçbir şey ifade etmez. Gerçekçi hedef koymak lazım. Çünkü inandırıcılığınız azalır.
'Artış endişe verici'
HSBC Stratejisti Fatih Keresteci: ÜFE'deki büyük artış endişe verici. Art arda olumsuz haberler mali piyasalarda sert satış baskısını yol açıyor. Mart ayında YTL'de meydana gelen ciddi değer kaybının enflasyon üzerindeki etkileri önümüzdeki dönemde de izlenebilecek. Mart ayı TÜFE rakamlarında bu etkinin sadece bir kısmını görebiliyoruz. İşlenmemiş gıda fiyatlarında şubat ayındaki olumsuz hava koşulları nedeniyle yaşanan sert yükselişin ardından mart ayında biraz gevşeme görüyoruz. En çok fiyat düşüşü kaydeden dört kalemin sebze fiyatları olması da bunu gösteriyor. Ancak ekmek ve tahıl fiyatları başta olmak üzere bazı gıda kalemlerindeki yüksek artışlar gevşemenin sınırlı kalmasına yol açıyor. TÜFE göstergeleri incelendiği zaman talepteki yavaşlamaya rağmen genele yayılan bir fiyat baskısı var.
Mart enflasyon rakamları içinde en endişe uyandırıcı rakam ÜFE'deki artış. Hammadde fiyatlarındaki artışla birlikte imalat sanayi rakamlarında yaşanan sert yükselişin önümüzdeki aylarda TÜFE üzerinde de etkili olacağını düşünüyoruz. Dış kaynaklı risklere ek olarak artan iç siyasi riskler neticesinde YTL'nin güçsüz kalacağına yönelik beklentiler paralelinde bu yıl faiz indiriminden bahsetmek zor.
'PPK faizleri artırabilir'
Bear and Stearns Ekonomisti Tim Ash: S&P ve enflasyon verileri olumsuz. Bütün bunlar Merkez Bankası'nın faiz indirimi yapma imkânını azaltıyor. Eğer liranın değer kaybetme eğilimi sürerse, PPK faizleri artırmak zorunda kalabilir.
'Gıda fiyatları önemli'
Finansbank Ekonomisti İnan Demir: Önümüzdeki dönemde enflasyon konusundaki risklerin zaten yukarı yönlü olduğu biliniyor. Gıda fiyatlarındaki artışların ikincil etkileri kendini hissettiriyor. Beklentimiz Merkez Bankası'nın son çeyreğe kadar faizleri sabit tutması yönünde ama tabii son çeyrekte 75 baz puanlık indirim bekliyoruz. Özellikle siyasi istikrarsızlık ve yukarı yönlü riskler faiz indirimlerinin daha da ertelenmesine neden olabilir gibi görünüyor. Şu anda tahminimizi değiştirmiyoruz ama çok önemli bir önkoşul gıda fiyatları ve enerji fiyatlarında ilerleyen aylarda kısmi bir düzeltme beklentisi bu tahmine dahil.
Durum kötü görünüyor'
Fortis Ekonomisti Erkin Işık: Genel olarak kötü gözüküyor. Merkez Bankası'nın baktığı çekirdek fiyat göstergesinin bizim hesabımıza göre yüzde 4.4'ten yüzde 4.8'e yükseldiğini görüyoruz. Ekmek zammının gıda fiyatları üzerinde bir etkisi olmuş. Burada bir iyileşme olmadan zaten indirim beklemiyorduk, bir süre duracağını öngörüyorduk. Böylece görünüm daha da olumsuz oldu. Gelişmeler belirleyecek, zaten indirimin son çeyrekte olabileceğini düşünüyorduk, önümüzdeki dönemde nasıl olacağına bakacağız.
'İnmesi için sebep yok'
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Celal Sönmez: Enflasyonun inmesi için ne yazık ki hiçbir sebep yok zaten. Özellikle inşaat ve tarım sektörlerinde, çok hızlı bir gerileme söz konusu. Vadeli piyasalar, dünyada gıda fiyatlarının artacağı yönünde işaretler taşıyor. Bize dönersek, imalat sanayinde de yavaşlama var, inşaat sektörü ise durma noktasına gelmiş durumda. İç talep son derece cılız ve talep ithal ürünlere yöneliyor. Ayrıca, yatırım harcamalarındaki yavaşlama devam ediyor. Tüketici güven endeksleri de maalesef düşüyor. Anladığımız kadarıyla Merkez Bankası da yıl sonu enflasyon hedeflemesini esnetiyor. İşte bütün bunlar da bizi bu yıl sürekli çift haneli enflasyonla yaşamak zorunda kalacağımız konusunda endişelendiriyor.