Anasayfa | Sohbet Odaları | Blog Listesi | Grup Listesi | Zurnacı Arama | Davet Yolla | Zfotolar | ZVideo | Çorba | ZMuzik Artistleri | Video Chat | ZPaparazziYeni! | ZOyunlarYeni! | ZTVYeni!
Zurnacı Adı:   Şifre:      Abone Ol
  Şifreni mi Unuttun?
 
eylemm_55
Zurnacıyım öyleyse varım!Durum
 
En son giriş 10 Eylül 2008 08:34 AM
ZDedikoduKişisel BilgiYorumlarGruplarıZfotolarıArkadaşları

Kişisel Bilgi

Zurnacı Adı: eylemm_55
Cinsiyet: Kız
İş: devrim
Eğitim: halka faydalı olmak
Tanışmak istedigi cins: Her ikisi de
Durum: Bekar
Zurna'da ne yapmak isterim?: siyaset “ŞEHİT” Ölüm Orucu şehidi Ayçe İdil Erkmen;in şehit düştüğünde yüzündeki belirgin gülümsemeyi gördünüz mü? Bir kez, bir kez daha bakın bu gülümsemeye... Ölürken kalmıştır yüzünde o gülüş... O gülüş ki, hücre hücre, acılar içinde bir ölümün sonunda konmuştur dudağına İdil’in...
Uğruna canını Ölüm Oruçlarında feda etmekten bir an olsun tereddüt yaşamamış olan, bir özgürlük, adalet, bağımsızlık savaşçısıdır İdil...O bir vatanseverdir... O bir devrimcidir...
Peki ya CHE’nin onca işkenceden sonra, katledilen cesedinin yüzünde kalan gülümsemeyi, huzuru gördünüz mü? Aynı dava uğruna düştüler İdil ve CHE...özgürlük için, halk için, vatan için...
Ve onlar Ölüm Oruçları’nda, bir çatışmada, kuşatmada ya da savaşın bir mevzisinde yüzlerindeki gülüş, dillerindeki tilili, yüreklerinden attıkları sloganları, sıkılı yumrukları ve inanca dair onları ölümsüzleştiren ne varsa arkalarında bırakarak düştüler toprağa... Onlar hep simgeleriyle anılıyorlar... Yüzlercesi, binlercesi işte böyle pervasız gitti ölüme... Gülerek, tilili çekerek, duvarlara kanıyla umudun adını işleyerek. Ölümü hücre hücre yenerek... Bunları yaratanları tanıyoruz... Onlar bizim topraklarımızda yetiştiler ve bizim topraklarımızda ölümsüzleştiler...
Onlar devrim şehidiydi...

ŞEHİTLİK, ŞEHİT OLMAK... Anadolu halkının yüzyıllardır kutsal bir değer olarak bildiği, tanıdığı şehitlik kavramı... Vatanı için halkı için savaşarak ölenlerin ardından bir kültür, kutsal bir değer olarak bugünlere gelen bir değerdir şehitlik... Halkın gözünde ulaşılması gereken bir mertebe, bir şereftir şehit olmak... Çünkü ölüm gelirken yatakta değil, öylesine değil, kaçarak korkarak değil, boyun eğerek değil, vatan için, halk için gelmiştir... Bu yüzden Kurtuluş savaşında düşen binlerce Anadolu gencine şehit denildi... Şehit isminde vatan sevgisi, özgürlüğü için, bağımsızlığı için tereddütsüz ölümü karşılama anlatılır... Yani şehitlik anlamım halkın içinde böyle almıştır...

BUGÜN KİM VARDIR bu amaçlar için toprağa düşmeyi şan, şeref sayan?.. Evet kim vardır?.. Amerikanın hizmetinde olan bir ordu mu, uşaklık ruhuna işlemiş olan onların amirleri mi?.. Değil... Peki kim?
Onur, namus kavgasında toprağa düşenler halkın yüreğinde, insanlığın tarihinde ölümsüzleşirler...
Kimileri adsız düşer belki. Ama olsun, onların adı hep vardır: Şehit...

Şehit düştüğümde bu kavgada
İstemem yakılmasın ardımdan ağıtlar...
Bir sıkılı yumruğum,
Bir sıra neferiyim ben...

İsterim ki bu yüzden,
Halkı ve vatanı için
Ölüme gidenlere
Bir düğün eylesinler

Adı bağımsızlık,
Adı özgürlük,.
Adı sevdalının sevdiğine kavuşması olsun

İsterim ki mezarımda
Beynim ve yüreğim
Rahat uyusun...

İlgi Alanları: içmek içmek içmek
En sevdigim Muzik: grup yorum cav belle haklıyız kazanacağız 1 mayıs çagrıı Avusturya İşçi Marşı - Grup Yorum Hayat denilen kavgaya girdik, çelik adımlarla yürüyoruz Biz, bu karanlık yolun sonunda, doğacak güneşi görüyoruz Dağları aşıyor, bak yakınlaşıyor, kızıl yıldıza hep koşun Bu bir rüya değil, bu bir hülya değil, yıldızıdır kurtuluşun Kara deryalarda bir fenersin, senin ışığınla yürüyoruz Biz, bu karanlık yolun sonunda, doğacak güneşi görüyoruz Fabrikalarda biz, tarla
En sevdigim Artizler: huseyın denız ulaş kurtulusa kadar savas,,,,grup yorummm
Toplam Yazılar: 0
Abonelik Tarihi: Ağustos 09 2007
En son giriş: Eylül 10 2008 08:34 AM

Yorumlar

-Devrimci-

Eki 25, 5:29AM


-Devrimci-

Eki 21, 2:08PM


the_joker

Eki 14, 9:58AM

işde bizim faşistlerden farkımız buuu

eylemm_55

Eki 14, 12:15AM

ben sız ulkuculere en guzel cevabı verdıgımı dusunuyorum yazdıklarımı okursanız ne demek ıstedıgımı anlarsınız

eylemm_55

Eki 14, 12:13AM

YUSUF ASLAN
Yusuf, 1947 yılında Yozgat'ın bir köyünde doğdu. Ortaöğrenimini dindar ve anti-komünist eğilimlerle, gelenekçi önyargıların güçlü olduğu bir çevrede tamamladı. 1966'da ODTÜ'ye girdi. Bir yıla kalmadan ODTÜ Sosyalist Fikir Kulübü'nün üyesi oldu, Dev-Genç içinde çalışmaya başladı. Bu dönemden itibaren önce hazırlık okulunda, sonra da mühendislik fakültesinde patlak veren boykotların ve hemen ardından ODTÜ işgalinin önde gelen örgütçülerinden oldu. İlk yargılandığı eylem, CIA ajanı, Amerikan Büyükelçisi Commer'in arabasının yakılmasıydı.
1969 yılında arkadaşlarıyla birlikte Filistin'e gitti. Burada helikopter ve uçak pilotluğunu öğrendi. Traktörden helikoptere kadar her türlü aracı büyük bir ustalıkla kullanıyordu.
1970 yılında kurulan THKO'nun kurucusu ve önderlerinden olan Yusuf Aslan, Deniz Gezmiş'le birlikte Nurhak'a dağdaki gerilla grubuna katılmaya giderken, Sivas Şarkışla'da yaralı olarak yakalandı. Sıkıyönetim mahkemelerinde yargılandı. 6 Mayıs 1972'de Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan'la birlikte idam edildi.



HÜSEYİN İNAN
1949'da Kayseri'nin Sarız ilçesine bağlı Bozhöyük köyünde doğdu. İlk ve orta okulu Sarız'da, liseyi Kayseri'de okudu. 1966'da ODTÜ İdari Bilimler Bölümü'ne kayıt oldu. Sosyalist Fikir Klüpü (SFK) ve bu derneğin bağlı olduğu Dev-Genç'e üye oldu. Bu arada TİP'e de katılarak, bu partinin etkinliklerinde yer aldı. Aynı dönemde, gerek İstanbul ve Ankara, gerek İzmir ve diğer yörelerde anti-emperyalist eylemlere katildi; ABD 6. Filosuna yönelik eylem ve mitinglerin içinde bulundu. Toprak işgalleri, kırsal yörelerdeki etkinlikler vb. etkinliklere katıldı. 1966-67 öğretim yılında, gerçeklesen ODTÜ Hazırlık boykotunun örgütlenmesine önderlik etti. Hüseyin İnan, 1968'de, TİP ve daha sonra MDD içindeki ayrılıklarda, giderek belirginleşen gizli ve dar örgüt fikri doğrultusunda çekirdek bir grup oluşturup, kır gerillası yoluyla anti-emperyalist mücadele verme düşüncesini geliştirmeye çalıştı. Ankara, özellikle ODTÜ kökenli olan ve temelini İnan'ın attığı grup, daha sonra THKO'nun çekirdek kadrosunu oluşturacaktı. Ayni yıl İdari Bilimler Fakültesi'nden çıkarılan Hüseyin İnan, ODTÜ yurtlarında kalmaya devam etti. 14 Ekim 1969'da, grubun önemli bir kesimiyle birlikte Suriye üzerinden Ürdün'e, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ)'nün asıl gücünü oluşturan El Fetih kamplarına gitti. Burada FKÖ'nün yanında İsrail'e karşı savaştı. İsrail içlerindeki karakol baskınlarında bizzat yer aldı. Şubat 1970'de Türkiye'ye geri döndüğünde, Diyarbakır-Antep yolunda bir otobüste yakalandı. Diyarbakır’da devam eden yargılama sonunda, Ekim 1970'de tahliye oldu. Hüseyin İnan Ankara'ya döndüğünde kafasındaki kır gerillası fikri iyice berraklaşmıştı. Benzeri düşünceler taşıyan ve ayni eylem çizgisini benimseyen, başlarında Deniz Gezmiş'in yer aldığı İstanbul grubuyla bir araya gelerek THKO'yu kurdu. İnan, kitle hareketleri içinde hemen hiç tanınmayan biri olmakla birlikte, örgütleyici niteliği, insanlarla ilişki kurma becerisi ve kararlılığıyla grup içinde sivrilmişti. Deniz Gezmiş, Sinan Cemgil ve Cihan Alptekin'in de yer aldığı THKO'nun tartışmasız lideri haline geldi. Daha sonra, yaygınlaşan silahlı eylemlere önderlik etmekle kalmadı, bütün eylemlerin bizzat içerisinde oldu. 29 Aralık 1970'de, Dev-Genç üyelerinden İlker Mansuroğlu'nun öldürülmesi üzerine, THKO'nun örgüt olarak kendini ortaya koyduğu Kavaklıdere Polis Karakolu'nun kurşunlanması, 1 Ocak 1971'de Türkiye İş Bankası Emek Şubesi soygunu, Amerikan askeri tesislerinin basılarak bir Amerikalının kaçırılması ve daha sonra dört Amerikalının kaçırılması eylemlerinde gösterdiği gözü pek, tavrı ve kararlılığıyla THKO'nun varlığında büyük etken oldu. 24 Mart 1971'de Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde yakalanarak, Deniz Gezmiş ve Yusuf Arslan'la Ankara 1. Nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi tarafından 9 Kasım 1971'de idama mahkum oldu. İdamların önlenmesi için gerek Meclis'te, gerek kamuoyunda ve gerekse örgüt arkadaşları tarafından çeşitli girişimlerde bulunulmasına rağmen Yusuf Arslan ve Deniz Gezmiş'le birlikte 6 Mayıs 1972'de idam edildi.

İBRAHİM KAYPAKKAYA
1949 yılında Çorum Alaca’da doğdu. TKP/ML kurucusu. Hasan¬oğlan Öğretmen Okulu’nda, Çapa Yüksek Öğretmen Okulu ve İÜ Fen Fakültesi Matematik-Fizik Bölümü’nde okudu. FKF Çapa Şubesi’nin kuruluşuna katıldı. 1968 yılında TİP Eminönü ilçe teşkilatına üye oldu. Ant ve Türk Solu dergisi yazı kurulunda bulundu. Amerikan 6. Filosunu protesto eylemlerine katıldı .MDD-SD tartışmalarında önce SD, sonra MDD tezini benimsedi. TİP’ten ihraç edildi. Doğu Perinçek liderliğinde bir oluşum olan PDA -TİİKP içinde yer aldı. Bilahare bu hareketten ayrılarak arkadaşlarıyla TKP/ML’yi kurdu. 24 Ocak 1973’te Dersim kırsalında yakalandı. 3,5 ay gözaltında kaldı. 18 Mayıs 1973’te Amed’te gözaltındayken işkenceyle şehit düşürüldü.
***






Başka mücadele biçimleriyle de, Mayıs ayı halk tarihindeki gerçek yerine uygun bir anlamla yaşamalı ve yaşatmalıyız. Mücadele bu biçimde sürebilmeli, kesintiye uğramamalı. Onu bir gelenek haline getirerek devam ettirme ve bu biçimde geliştirmek gerekir. Büyük savaş kahramanlıkları yapıldı. Fakat kahramanlıkları anlama, değerlendirme gücü ve derinliğini gösterme zayıflığımız var. Bunu kendi tarihimize uygun değiştirmemiz gerekiyor. Kendi emeğine, değerine sahip çıkabilen, onu her koşul ve ortamda her zaman yaşayan ve yaşatmasını bilen bir güç olmamız gerekiyor. Kendine saygı bununla olur. Böyle olana başkaları da saygı duyar. Mücadele değerlerini sahiplenmek, onları temsil etmek ve onları yaşatmak böyle olur. Bundan daha önde gelen bir neden, bizi bağlayan bir durum var mı? Olmaması gerekiyor. Kendimizi ifade etmemizin bundan daha değerli, daha çarpıcı yolu var mı? Hayır yok. O zaman kendimizi iyi bilmemiz lazım. Neyiz, nereden geldik, neyi ifade ediyoruz, hangi değerler üzerinde yaşıyoruz, güç kaynaklarımız gerçekte nedir, hangi ödevlerle yüklüyüz? Bunu her zaman kendimize sorabilmemiz, her zaman bu sorulara doğru ve yeterli cevap verebilmemiz gerekli. Çünkü ciddiyet, saygı, olgunluk, geleceği yaratma azmi ve tutkusu buradan geçer. Birinci sırada bu geliyor. İnsan olmanın en ayırt edici yanı; kendi temel değerleri içerisinde sıralama yapabilmesi, kendisini temsil eden değerleri ölümüne sahiplenebilmesidir. Bunların başında şahadet gerçeği geliyor. Bu, insanlık uğruna, insanların gelişimi uğruna, yaşamlarını ödünsüz, karşılıksız ve çıkarsız feda etme gerçeğidir. PKK böyle bir gerçeği, çağdaş dönemde Kürdistan'da, Kürt halkı için binlerce büyük fedai biçiminde yarattı. Ona ideolojik-politik bir anlam yükleyerek, onu en keskin yaşam ve eylem biçimi haline getirerek yarattı. Biz bu gerçeğin içindeyiz.
Bu gerçeği iyi anlamak, iyi bilmek, bundan sonrası için söz söyleyip yaşayabilmek açısından, bunun temsilini, anılarını yaşatmanın gereğini yerine getirmek zorundayız. Halklar açısından da böyle.
Dünyada temel değerler üzerinde gelişme sağlamamış hiçbir halk yoktur. Böyle değerleri yaratamayan halklar tarihte erimişlerdir. Tarihte iz bırakan, varlık ortaya çıkartan ve tarihi gelişim içerisinde yer alan halklar bunu neyle yaparlar? Kendilerine özgü değerler yaratmakla, yaşam çıkarmakla, kendilerine ait olma bilincini, gücünü ve iradesini yaratmakla yaparlar. Bu bilinci, iradeyi, gücü ifade eden, bu değerleri temsil eden ve en önde gelen değer ise şehitler ordusu ve şahadet gerçeği oluyor. Halklar şunu çok iyi biliyorlar; varlıkları, en kritik süreçte kendilerini feda etmiş insanların yaşamı üzerine kurulmuştur. Onun için de bu temel değerlere her zaman saygı ve hürmetle yaklaşıyorlar. Onları her zaman yüceltiyorlar ve büyük bir bağlılıkla, doğru yaşama ve yaşatmak bilinciyle temsil etmeye çalışıyorlar. Bu olmadan halk olmaz. Gerçek anlamda insan da olmaz


eylemm_55

Eki 14, 12:04AM

temiz kalan tek yerdir devrim
butun bir yil
kirlenen duvarda
ama gorebilmek icin
asildigi cividen indirilmelidir
yapraklari biten takvim

zorbalara direnmektir devrim
bir cocugun
annesinin cantasindan aldigi paralari
altina gizledigini soylememi$tir dovulen hicbir hali

icinde ya$amaktir devrim
diki$ kutusunun
ve topluigneler gibi
bir arada olmayi gerektirir
kar$i koyabilmek icin zulmune
makas denilen patronun

gece i$iklar arasinda ko$maktir devrim
ate$boceklerini
yakalamak isteyen cocuklarin
pe$ine takilir gun gelir
yanip sonen mavi i$iklari
polis arabalarinin

kagit bir gemidir devrim
butun gemiler
hurdaya ciksa da sonunda
ta$idigi ozgurluk $iiriyle
batmadan yuzer nicedir
dunya sularinda

kim bilir kac yunus gormu$
kac deniz gezmi$...

eylemm_55

Eki 14, 12:01AM

Menteşoğlu: Neden yola çıktın bu genç yaşta?

Deniz: İnandığım dava uğrana mücadele veriyorum. Sizin yüzünüzden mücadele veriyorum.

Menteşoğlu: Nereye gidiyordunuz?

Deniz: Devrime

Menteşoğlu: (Eliyle duvardaki haritada Sivas'ı işaret ederek) Devrim o tarafta mı?

Deniz: Devrimin o tarafı, bu tarafı yoktur. Her taraftan gelir.

Menteşoğlu: Parayı ne yaptın?

Deniz: Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu paranın gereğini yapacaktır.

Menteşoğlu: Halk Kurtuluş Ordusu nedir? Türkiye'de bir tek ordu vardır o da Cumhuriyet ordusudur

Deniz: Hükümetinizin istifasından belli.

Menteşoğlu: İşte bu pejmurde adam Türkiye Halk Kurtuuş Ordusu'nun kahraman kumandanıymış. İyi bakın kılığına kıyafetine suratına.

Deniz: Kahramanım tabii.

Menteşoğlu: Kimin kahraman olduğu belli olmadı mı?

Deniz: Belli oldu. Kahraman olduğunuz için istifa ettiniz değil mi?

Haram olsun
gerille yüreğimi alıp elime
mavzerlerime sürüp yağlı kurşunları
ölüp dirilip binlerce kez
öpmezsem alnını ölümün
haram olsun
on sekiz yaş gençliğime
__________________
Omzumuzda mavzerler dağlarda adım adım
Maltepe'de çarpışıyor yiğit iki adalım
Adalılar türkü söyler susar bütün namlular
Cevahir'im vurulmus savaşır gerillalar

-Devrimci-

Eyl 18, 1:16AM


-Devrimci-

Eyl 18, 1:09AM




Devrim Yolu
Engebelidir, Dolambaçlıdır, Sarptır;
Onyılların Mücadelesidir.

Yorum yapmak ister misin?
Abone ol Abonelik ücretsiz!, veya Giriş Yap! (eğer zaten aboneysen tabi!).


Profil Linkim:


Özel Mesaj
Arkadaş olarak ekle
Davet Et
Şikayet et!
Durum See Status History


Arkadaşları

lasay_
Erkek, 25 Yaşında

CiCoSz
Erkek, 20 Yaşında

4q1F
Erkek, 21 Yaşında

hakan06_35
Erkek, 22 Yaşında

» Bütün arkadaşlarını gör